Jin.Op.Dr.Burcu Kardaş ARSLAN .......... Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı


www.gebeonline.com Jin.Op.Dr.Burcu Kardaş Arslan Zeytinlik mah.Fişekhane cad. Aker işhanı No 18 daire 3 (Carousel Alışveriş Merkezi Mango kapısı karşısı) Bakırköy İstanbul Tel 0212 5715501

Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım


KÜRTAJ , KÜRETAJ

Tarih: 22:04, 9/6/2008 Kategori: Gebelik

KÜRTAJ

 

 

                         



 -Kürtaj kelime anlamı ile kazımak anlamına gelir, kadın hastalıkları ve doğum'da kullanıldığı şekliyle ise rahim içinden doku almak anlamına gelmektedir. Sadece gebelik sonlandırmak için yapılmaz. 
-Gebeliğin sonlandırılması amacıyla yapılan kürtaj ülkemizde 10. gebelik haftasına kadar kanuni olarak uygulanmaktadır.

-Özellikle kanama bozukluklarında ve monopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı küretaj yapılabilir (Probe Küretaj). Yine infertilite (kısırlık) araştırmalarında yumurtlama olup olmadığını anlamak amacıyla da kürtaj uygulanabilir.

 

-Evli kadınlarda kürtaj uygulamasında eşlerinin de müdahaleye imzalı rıza vermesi gerekmektedir.

-Evli olmayan ve 18 yaşın üzerinde olan kadınlar kürtaj konusunda kendi isteklerine göre hareket ederler.

Eğer bebek ölü ise , bebekte yaşamla bağdaşmayan ciddi bir anormallik (sakatlık) varsa veya gebeliğin tıbben sakıncalı olması durumunda  daha ileri gebelik haftalarında da kürtaj yapılabilir, ancak gebelik ilerledikce kürtajin riskleri de artmaktadır. Burada en önemli komplikasyon kanamadır, bazen işlem esnasında oluşan kanamayı durdurmak çok zor olmabilmektedir. Diğer rastlanan komplikasyonlar enfeksiyon, perforasyon (rahmin delinmesi), rahim içi yapışıklık oluşumu  ve annenin yaşayabileceği psiklojik problemlerdir. Bu komplikasyonların oluşması hekimin tecrübesine de bağlıdır.


Kürtaj Uygulaması:

Yasal tahliyeler hem lokal anestezi, hem de genel anestezi altında uygulanabilir. Genel anestezi altında kürtaj her ne kadar maliyeti biraz artırsa da, hem annenin psikolojisi açısından hem de işlemin tümüyle ağrısız seyretmesi açısından daha çok tercih edilir ve önerilir.

 Hasta uyuduktan sonra pozisyon verilir ve ilk önce rahimin durumunu ve büyüklüğünü değerlendirmek için jinekolojik muayene yapılır. Rahimin özellikleri anlaşıldıktan sonra vajinal spekulum yerleştirilir. Spekulum ile rahim ağzı görünür hale gelir. Vajina ve serviks antiseptik solüsyonlar ile yıkanarak olası bir enfeksiyona karşı önlem alınır. Lokal anestezi uygulanacak ise bu aşamada yapılır ve serviksin her iki yanına ilaç enjekte edilir. Daha sonra serviks yani rahim ağzı tekdişilli adı verilen bir alet ile tutulur. Bu işlem ağrı verebilir. tekdişilli  çekilerek rahimin düz bir hale gelmesi sağlanır.
 

                       


Buji adı verilen aletler yardımı ile rahim ağzı genişletilmeye başlanır (dilatasyon). Bunun için mümkün olan en ince buji kullanılır. Bujiler çaplarının milimetre cinsinden büyüklüğüne göre numaralandırılır (1, 2, 3, 4, 5.....)


Dilatasyon işlemi tamamlandıktan sonra plastik (karmen) kanüller rahim ağzından geçirilerek, rahim boşluğuna ulaşılır. Kanül yerleştirildikten sonra, ucu bu amaç için üretilmiş vakum yaratan özel enjektöre bağlanır. Enjektörün düğmesi açılarak negatif basınç oluşması sağlanır ve enjektör ileri geri hareket ettirilerek rahim içi temizlenir.  Rahim içi tamamen temizlenene kadar işleme devam edilir. Eğer tıbbi bir neden ile ve hekimler kurulu kararı ile 10 haftadan büyük bir gebeliğin sonlandırılmasına karar verilmiş ise bu işlem daha büyük kanülleri vakum cihazlarına bağlayarak yapılır ve ardından keskin küretler ile parça kalıp kalmadığı kontrol edilir.

Jin.Op.Dr.Burcu Kardaş Arslan
---------------------------------------------
Zeytinlik mah.Fişekhane cad.
Aker işhanı No 18 daire 3
(Carousel Alışveriş Merkezi
Mango kapısı karşısı)
Bakırköy / İstanbul
Tel 0212 5715501

HAMİLELİKTE YUMURTALIK KİSTLERİ VE YAKLAŞIM

Tarih: 21:51, 9/6/2008 Kategori: jinekoloji

HAMİLELİKTE YUMURTALIK KİSTLERİ VE YAKLAŞIM 

     

 Yumurtalık kistleri etrafı bulunduğu organın yapısından  farklı zar şeklinde bir yapıyla çevrili ve içinde sıvı içeren yapılardır. Kistler bayanlarda yaşamın her evresinde görülebilmektedir.Gebelik esnasında sarı cisim denilen ve yumurtlama gerçekleştikten sonra oluşan Corpus Luteum Kistleri en sık rastlanan kistler olmakla beraber diğer yumurtalık kistleri de gebelik esnasında karşımıza çıkabilir.

     

 Genellikle kistler çok büyük olmadıkları taktirde belirti vermeyebilirler ve rutin gebelik muayenesi esnasında ultrason ile görülerek tanı konabilir.Büyük kistler bazen sapı etrafında dönerek torsiyone olurlar ve hastalar akut batın ile karşımıza gelebilir , bu yüzden bazen cerrahi tedavi gerekebilir.

Gebelik enasında karşılaşılan kistler çoğunlukla takip edilerek kontrol altında tutulur ve genellikle bu kistler kendi kendine ufalarak kaybolurlar. Nadiren eğer kistler büyümeye devam ederlerse, torsiyone olurlarsa veya kanser şüphesi varsa cerrahiye başvurulabilir. Acil bir durum olmadığı taktirde , fetus için ilk 12 hafta organlarının geliştiği ve dış uyaranlara akarşı hassas oldukları için ameliyat 12. haftanın sonrasına ertelenmeye çalışılır.

Jin.Op.Dr.Burcu Kardaş Arslan
---------------------------------------------
Zeytinlik mah.Fişekhane cad.
Aker işhanı No 18 daire 3
(Carousel Alışveriş Merkezi
Mango kapısı karşısı)
Bakırköy / İstanbul
Tel 0212 5715501

 


ENDOMETRİOMA - ÇİKOLATA KİSTİ TEDAVİSİ

Tarih: 21:45, 9/6/2008 Kategori: jinekoloji

ENDOMETRİOMA - ÇİKOLATA KİSTİ TEDAVİSİ

 

Endometrioma endometrium dokusunun (rahim iç zarı) yumurtalıklar üzerine implante olması (yuvalanması) ve bu endometrium odaklarının her ay adet kanaması ile birlikte yumurtalık içine kanayarak yumurtalıklarda kist oluşturması sonucu ortaya çıkmaktadır.Endometriomanın içindeki sıvının yoğun kıvamlı kahverengi yapısından dolayı bu kiste Çikolata Kisti denmektedir.

Endometriomaya üreme çağındaki bayanlarda çok sık rastlamaktayız. Bu kistlerin en önemli bulgusu kasık ağrısı, adet sancısı ve kısırlıktır.Ayrıca bu hastalarda ilşki esnasında ağrı bulgusu (disparoni) da olabilmektedir.

Tedavide altın standart laparoskopi dir.Laparoskopide amaç kist duvarını çıkartmak ,eğer bu tam olarak başarılamıyorsa kist drenajı ve kist duvarının vaporisasyonu (veya koagülasyonu) ile  kist duvarını tahrib ederek olayın tekrarlamasını engellemektir.Sadece kist drenajı yapılan olgularda tekrralama riski yüksek olmaktadır.

 

     

Medikal tedavide genel olarak doğum kontrol hapları ve GnRH analogları kullanılmaktadır , bazen kistin büyük olduğu vakalarda önce medikal tedaviyle kisti ufaltmak , over dokusu kaybını azaltmak ve daha sonra cerrahi tedavi uygulanması da sık başvurulan bir yöntemdir.

    

 

Endometriozis tedavisinden sonra kısır (infertil) hastalarda gebelik şansı % 40 - 50 civarındadır. Burada fertiliteyi etkileyen en önemli faktör endometriozisin derecesi (grade), hastanın yaşı ve endometriozise ek bir kısırlık nedeni olup olamasıdır. Hastanın yaşı  ve endometriozisin derecesi arttıkça gebelik şansı da azalmaktadır.

Jin.Op.Dr.Burcu Kardaş Arslan
---------------------------------------------
Zeytinlik mah.Fişekhane cad.
Aker işhanı No 18 daire 3
(Carousel Alışveriş Merkezi
Mango kapısı karşısı)
Bakırköy / İstanbul
Tel 0212 5715501

Dermoid kist (=Matür Kistik Teratom, Benign Ovaryen Teratom)

Tarih: 21:40, 9/6/2008 Kategori: jinekoloji

 Dermoid kist (=Matür Kistik Teratom, Benign Ovaryen Teratom)

20 yaşından küçük bayanlarda en sık görülen iyi huylu tümörlerdir. Genelde tek taraflı olmakla birlikte %8-15 olguda her iki yumurtalıkta da dermoid kist bulunur. Teratomlar en sık rastlanan germ hücreli tümörlerdir. Histopatolojik olarak matür, inmatür ve malign olarak sınıflandırılır.
 Teratomlar endodermal, mezodermal ve ektodermal olmak üzere tüm germ tabakalarını içerir.Genelde baskın olan germ tabakası ektoderm tabakasıdır. Bu tabakadan başta deri ve deri ekleri olmak üzere değişik dokular gelişir. Bu nedenle yumurtalıkta görülen iyi huylu germ hücre tümörleri "dermoid kist" olarak adlandırılmaktadır.

 


       
 
İçerisinde yoğun olarak tiroid dokusu içermesi durumunda kişide tiroid hormonlarının aşırı salgılanması söz konusu olur. Buna "struma ovarii" adı verilir ve bu durumda kişilerde çarpıntı, sinirlilik, ateş basması gibi "hipertiroidi bulguları" ortaya çıkar.

Dermoid kistin kansere dönme olasılığı son derece düşüktür. Olguların ancak %1-2'sinde uzun dönemde kanserleşme görülebilir.

Belirti varlığında en sık karşılaşılan yakınma karın ağrısıdır. Bunun yanısıra karında şişkinlik ve anormal uterin kanama görülebilir. Daha nadir karşılaşılan yakınmalar ise idrar ya da dışkılama problemleri ile sırt ağrısıdır. Struma ovarii varlığında hipertiroidi ile ilgili yakınmalar görülür.

Dermoid kistler bazen kısırlık ve akut batın gibi şikayetlere yol açabilir. Ayrıca yumurtalık kistleri içinde en sık olarak torsiyon ve enfeksiyon komplikasyonları yapabilen türdür. Enfeksiyon durumlarında en sık olarak görülen şikayetler ateş, ağrı ve huzursuzluktur.

Basit bir direkt grafi ve ultrasonla tanısı konabilen dermoid kistlerin tedavisi cerrahi olarak çıkarılmalarıdır. Ancak dermoid kistler %4 oranında tekrarlayabilir.

Bu kistler genelde üreme çağındaki kadınlarda görüldüğünden operasyon sırasında yumurtalık dokusunun korunmasına özen gösterilmeli, yalnızca kist çıkartılmalı ve yumurtalık alınmamalıdır.

Operasyon sırasında kist rüptüre olursa karın boşluğu dikkatlice temizlenmeli, karın içinde kist içeriğine ait materyal kalmamasına büyük özen gösterilmelidir. Aksi taktirde "kimyasal peritonit" denen karın iç zarında enfeksiyon şikayeti ortaya çıkabilir.
Jin.Op.Dr.Burcu Kardaş Arslan
---------------------------------------------
Zeytinlik mah.Fişekhane cad.
Aker işhanı No 18 daire 3
(Carousel Alışveriş Merkezi
Mango kapısı karşısı)
Bakırköy / İstanbul
Tel 0212 5715501

MİYOM

Tarih: 21:26, 9/6/2008 Kategori: jinekoloji

 

MİYOM

 

                        

        

Myom, rahim adelesinden gelişen , halk arasında "ur" diye bilinen, rahim ve rahim ağzında görülebilen, düz kas dokusundan gelişen selim (iyi huylu) tümöral yapılardır. Miyomlar  Genellikle yuvarlak ve pembemsi renktedirler ve rahim içinde her yerde bulunabilirler. 20-35 yaş arasındadaki kadınların %20' sinde görülür. Yaş ilerledikçe, myom insidansında da artma olmaktadır. 45 yaş üzerindeki kadınların yaklaşık %40'ında myom vardır.

 Myomların oluşması için çeşitli risk faktörleri araştırılmıştır. En önemli risk faktörleri; hiç doğum yapmamış olmak, yumurtlamanın olmamasına bağlı olarak gelişen karşılanmamış östrojen yapımı, şişmanlık ve ırktır. İdeal vücut ağırlığının üzerindeki her 10 kilogram için risk %10 artmaktadır. Beyaz kadınlarda siyah ırka göre 3,9 kat daha sık görülmektedir. Myomu olan hastalarda genellikle bir aile öyküsü vardır, bu da myomların gelişiminde bazı kalıtsal faktörlerin rol oynamasına bağlıdır. Rahimde myom gelişimi riskini azaltan en önemli faktör ise doğum kontrol hapı kullanımıdır.

 

Myomun yol açtığı şikayetler
 

Myomlar sıklıkla belirti vermezler. Bazen jinekolojik muayeneler esnasında tamamen tesadüfen de tespit edilirler.

 

Miyomlar büyüme ve yerleşimleriyle orantılı olarak şu bulguları verebilirler;  

-Adet kanamalarının fazla olması ve uzun sürmesi
-Adet arası dönemde ara kanamalar
-Fazla miktarda kanamalara bağlı kansızlık oluşması
-İdrar torbasına bası nedeniyle sık sık idrara çıkma
-Barsaklara bası yaparak kabızlığa neden olma
-Karında büyüme veya şişlik, ele gelen kitle
-Adet dönemlerinde yada cinsel ilişki sırasında kuyruk sokumuna doğru ağrı
-Tüplerin yada rahmin ağzını kapayarak kısırlığa neden olma  
-Rahim içini kaplayan myomların bazen tekrarlayan düşüklere de yol açabilirler 
 
 

      

 

 

Myom yerleşim yerleri ve belirtileri

 

 

Miyomlar konum itibarıyla en sık rahim düz kas tabakasının içinde gömülü olarak yeralırlar ("intramural"=duvariçi miyomlar). Daha sonra sıklık sırasına göre rahimin dışına doğru büyüyecek şekilde ("subseröz"= rahimin dış kılıfının hemen altında), rahim iç tabakasına doğru büyüyecek şekilde ("submüköz"= rahim içini kaplayan "mukoza" tabakasının hemen altında), veya rahimin yanlarında ("intraligamenter") bulunabilirler.

Kadınlarda oldukça sık görülen myomlar her zaman bir belirti vermeyebilir. Myomu olan kadınların sadece %20-30’unda myoma bağlı şikayetler ortaya çıkar. Bu nedenle tüm myomların tedavi edilmesi gerekmemektedir, myomların çoğunda düzenli aralıklarla 6-12 ayda bir kadın doğum kontrollerinin yapılması yeterlidir.

 Miyomların yaptığı şikayetler öncelikle rahim içinde bulundukları bölgeye, sonra da büyüklük ve sayılarına bağlıdır."Submüköz" yer alan çok ufak bir miyom rahim iç tabakasını tahriş ederek düzensiz kanamalara yol açabilirken, "subseröz" yer alan portakal büyüklüğünde bir miyom hiçbir belirti vermeyebilir.  

Genel olarak, "submüköz" yer alan miyomların sıklıkla ara kanamalara neden olduğu söylenebilir. Yine bu yerleşimdeki miyomların rahim iç tabakasında etkili oldukları alan ne kadar büyük olursa, gebelikte düşüğe neden olma olasılıkları da o kadar artar.  
"İntramural" yerleşimli miyomlar ise sıklıkla adet kanamalarının uzun sürmesi şeklinde belirti verirler. Bu durum, bu miyomların rahim kasılmasınının kanamayı durdurmadaki etkinliğini azaltmasına bağlanabilir.  
"Subseröz" miyomlar ufak olduklarında sıklıkla belirti vermezler, ancak çok büyük olduklarında etraf dokularda yaptıkları basıya bağlı belirtiler verebilirler.Öne doğru büyüyen bir miyom idrar torbasına baskı yaparak sık idrara çıkma şikayetlerine neden olabilir. Yine arkaya doğru büyüyen bir miyom kalınbağırsağa baskı yaparak kabızlık şikayetine neden olabilir. Fallop tüplerine bası, bir gebe kalamama nedeni olabilir.  
 

TEDAVİ

 

 

 

 

Myomların tedavisi cerrahidir. Mıyom cerrahi tedavisi öncesinde kadınlık hormonların baskılayıp adeta bir menopoz  yaratarak myom çapında küçülmeye neden olan bazı hormonal ilaçlar kullanılabir. Bu ilaçların myomları küçültücü etkisi geçicidir, bu ilaçlar bırakıldıktan 6 ay sonra myomlar eski çaplarına dönerler. Bu nedenle bu ilaçlar ancak cerrahi girişim öncesi bu cerrahi girişimi kolaylaştıracaksa verilebilir. Bu ilaçların menopoza ve menopozun getirdiği sorunlara (ateş basması, uykusuzluk, haznede kuruluk, kemiklerde zayıflama ve benzeri etkiler) yol açmaları nedeni ile sürekli kullanımı mümkün değildir.

 

 

 

 

Jin.Op.Dr.Burcu Kardaş Arslan
---------------------------------------------
Zeytinlik mah.Fişekhane cad.
Aker işhanı No 18 daire 3
(Carousel Alışveriş Merkezi
Mango kapısı karşısı)
Bakırköy / İstanbul
Tel 0212 5715501


{ } { Sonraki Sayfa }